
...özgürlük derken dört duvara hapsolmuştu.Aradığı ve 'özgür' olmakta bulduğu neydi,uzun uzun düşündü.
"Özgürlük,ruhun özgür olmasıydı.Bedeni tutsak olsa bile insan,ruhunun özgürlüğü kadar özgürdü.
Ölürken dahi beden kalıyor ruh bedeni terk etmiyor muydu?Bir yerlere sığmayan hep ruhtu.Şimdi bedeni dört duvara sığmıştı işte ama ruhu sığamıyordu.Ruhu güneşi,gökyüzünü,ruhu çiçekleri,kuşları,ruhu sevdiklerini görmek istiyordu.Ruhu aynada gördüğünü tanımak istiyordu.Göz görüyor beden tatmin oluyordu fakat ruhu tatmin etmek çok zordu...
Ama en kötüsü;bedeni esaretten kurtulduğunda ruhu dünyaya bambaşka bakacakken,gözlerindeki ışıltıyı yılların alacak olmasıydı..."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder